L'affiche Rouge (Kızıl Afiş)

2012-04-07 14:05:42
L'affiche Rouge (Kızıl Afiş) |  görsel 1

léo ferré - l'affiche rouge ile bisonravi1987

 

68 yıl önce bugün Paris’te Naziler tarafından kurşuna dizilen

22 komünistin parçası olduğu direniş grubunun lideri Adıyaman doğumlu

Missak Manuşyan’ı ve mücadelelerini hatırlatmak amacıyla

bu grubun öyküsünü ve Nazizme karşı direnişlerini hatırlamalı.

…..........

 

L'affiche Rouge (Kırmızı Afiş) bu esnada, esasen Almanlar tarafından direnişi bastırma politikasının bir ürünü olarak çıkar. Amaç yabancıları düşman gibi göstermek ve Fransızlara yabancıların onların ülkelerini tehlikeye attıklarını benimsetmektir. Sabotaj, cinayet, bombalamalar oluyorsa, bunların hepsi komünistler ve yabancılar tarafından yapılmaktadır, propagandası yapılmaya çalışılır. Ancak Gestapo tarafından hazırlanan Manuşyan gurubu propaganda afişlerinin üzerine, direnişçiler tarafından "Fransa için öldüler" yazılır.

….........

Bu grubun anısına komünist şair Aragon bir şiir yazar, ve bu şiir Leo Ferré tarafından bestelenir.


  Kızıl Afiş İstediğiniz ne zaferdi ne gözyaşı,
Ne hüzünlü org ne papazın son duası.
On bir yıl nedir ki on bir yıl...
Yaptığınız kullanmaktı silahlarınızı:
Ölüm gözünü kamaştırmaz Partizanın.
Asıldı yüzleriniz kentlerimizin duvarlarına,
Gece ve sabah karasıydınız, korkutucu, süzgün.
Bir afiştiniz, kızıl bir kan lekesi gibi,
Adlarınızı bile söylemek öylesine güçtü ki,
Gelip geçende dehşet etkisi yaratın istediler.
Sizi kimse Fransız olarak görmez gibiydi,
Gün boyu bakmadan geçti gitti insanlar.
Kimi parmaklar durmadı ama karartmada
’FRANSA İÇİN ÖLDÜLER’ yazdı resimlerinizin altına.
Bambaşka bir sabaha o gün başlayan
Tekdüze rengi vardı bir şeyde kırağının,
Şubat sonuydu, son anlarınızdı,
Sizlerden biri konuştu sessiz sakin:
Herkese mutluluklar,
Geride kalan herkese mutluluklar!
Ölürken kin yok içimde ey Alman halkı
Elveda zevk ve acı.
Elveda güller, elveda hayat, elveda rüzgar ve aydınlık!
Ve sen evlen mutlu ol sık sık düşün beni,
Bir gün bütün güzelliklerin arasında olacaksın,
Herşey sona erdiğinde Erivan’da.
Görkemli kış güneşi tepeyi aydınlatıyor :
Doğa o denli güzel ve yüreğim öyle yanıyor ki!
Zafer dolu adımlarımızı izleyecek adalet…
Melinee’m, ey aşkım, ey yetimim benim!
Sana yaşamanı, çocuk doğurmanı söylemek isterdim…
Tüfekler çiçek açtığında yirmi üç kişiydiler
Vaktinden önce canını veren yirmi üç kişi
Yirmi üç yabancı, ama yirmi üç kardeş
Yaşamı uğruna ölecek kadar seven yirmi üç kişi
Düşerken toprağa “FRANSA” diye haykıran 23 kişi…

Missak Manukyan, kurşuna dizilerek idam edilmesinden kısa bir süre önce, tutulmakta olduğu Fresnes cezaevinden eşi Melinée Manukyan'a yazdığı son mektubunda şöyle demektedir:

Fresnes, 21 Şubat 1944 Sevgili Melinee, benim sevgili küçük yetimim, Birkaç saat sonra bu dünyada olmayacağım. Öğleden sonra saat üçte kurşuna dizileceğiz. Bu bana, yaşamımdaki herhangi bir kaza gibi geliyor; inanmıyorum, ama gene de seni bir daha hiç göremeyeceğim. Sana ne yazabilirim? Kafamın içinde her şey karmakarışık, ama aynı zamanda apaydınlık. Kurtuluş ordusu'na gönüllü bir asker olarak katılmıştım ve zaferin ve nihai hedefin eşiğindeyken can veriyorum. Sağ kalacak ve yarının özgürlük ve barışını tadacak olan herkese mutluluklar diliyorum. Fransız halkının ve özgürlük için dövüşen herkesin, bizim anımızı saygıyla anacaklarını biliyorum. Ölüm anında, alman halkına ya da başka herhangi bir kimseye nefret beslemediğimi duyuruyorum; Herkes, ceza ya da ödül biçiminde hak ettiğini alacaktır. Alman halkı ve diğer halklar, artık fazla sürmeyecek olan savaştan sonra barış ve özgürlük içinde yaşacaklardır. herkese mutluluklar... Sadece seni yeterince mutlu edememiş olmaktan ötürü derin bir üzüntü duyuyorum; senin de her zaman arzu ettiğin gibi sana bir çocuk verebilmeyi o denli isterdim ki. Bu yüzden, savaştan sonra mutlaka evlenmeni ve benim mutluluğum için bir çocuk sahibi olmanı ve benim son isteğimi yerine getirmek üzere, seni mutlu edecek biriyle evlenmeni istiyorum. Bütün eşyamı ve diğer maddi varlığımı sana ve yeğenlerime bırakıyorum. Fransız kurtuluş ordusunun bir neferi olarak öldüğüme göre, savaştan sonra benim eşim sıfatıyla savaş emekliliği ödeneği hakkını talep edebilirsin. Beni onurlandırmak isteyen dostların yardımıyla, okunmaya değer şiirlerimi ve yazılarımı yayımlamalısınız. Olanaklı olursa anımı Ermenistan'daki akrabalarıma iletmelisiniz. Az sonra 23 yoldaşımla birlikte, ama hiçbir kötülük yapmadığım ya da yaptıysam da kin duyarak yapmadığım için gözümü kırpmadan ve vicdanı rahat bir insanın huzuru içinde öleceğim. Bugün hava güneşli. sevgili karım ve sevgili dostlarım; yaşama, güneşe ve doğanın o çok sevdiğim güzelliklerine bakarken veda edeceğim. Bana kötülük yapan ya da yapmayı istemiş olan herkesi bağışlıyorum; ancak canını kurtarmak için bize ihanet edenleri ve bizi satanları asla bağışlamayacağım. Seni ve senin yanısıra kızkardeşini ve uzak yakın tüm dostları sımsıkı kucaklıyorum; hepinizi kalbimin bir köşesine yerleştiriyorum. Elveda. dostun, yoldaşın ve kocan...

http://haber.sol.org.tr/soldakiler/adiyamanli-ermeni-direnisci-manusyan-68-yil-once-bugun-fasistlerce-idam-edildi-haberi

233
0
0
Yorum Yaz