BÜYÜK KITLIK “Great Famine” ve Osmanlı Yardımı

2013-01-01 23:33:00

BÜYÜK KITLIK “Great Famine” ve Osmanlı Yardımı Neden Tarihçiler Suskun?-Halil ÇELİK Devamı

ZENGİN MUTFAĞI- VASIF ÖNGÖREN

2012-12-28 20:24:00

ZENGİN MUTFAĞI- VASIF ÖNGÖREN 15-16 Haziran işçi eylemleri sırasında bir zengin evinde çalışanlar ekseninde gelişen olayları anlatan 'Zengin Mutfağı' oyununa ikinci sergilenişi sırasında iki kadın küfürlerle saldırdı... DEVAMI   Devamı

BİR BLOG DAHA

2012-12-17 15:18:00
BİR BLOG DAHA |  görsel 1

http://hacehissiyasa.blogspot.com/     Devamı

YENİ BLOG -yorumokuyorumakademik.blogspot.com/

2012-12-14 22:33:00

yorumOKUyorum AKADEMİK --panel, sempozyum, seminer, toplantı, söyleşi, kongre, konferans, eğitim---   TIKLA akademik etkinlikleri takip et Devamı

Avusturya komünistleri nasıl % 20 aldı?

2012-12-03 00:37:00

Avusturya komünistleri nasıl % 20 aldı? Selami İNCE Avusturya Komünist Partisi (KPÖ) geçen Pazar günü (25 Kasım) yapılan Graz kenti yerel seçimlerinde oyların % 20’sinden fazlasını aldı. Başkent Viyana’dan sonra Avusturya’nın ikinci büyük kenti Graz’daki komünistlerin bu başarısı hem Avusturya hem de bütün Avrupa için ilk bakışta oldukça şaşırtıcı görünüyor. Çünkü Avusturya Komünist Partisi’nin ülke genelinde aldığı oy oranı uzun yıllardır % 1’in üstüne çıkmıyor. Yine Yunanistan’daki sol birlik SYRIZA’yı saymazsak, son dönemde Avrupa solunun bu denli yükselişte olduğunu söylemek de zor. Bütün Avrupa’da hal böyleyken, hatta Avusturya’da Komünist Parti’nin oy oranı ortadayken Graz’da komünistlerin %20 oranında oy almasının nedeni olarak akla ilk elbette, adayın iyi olması ya da komünistlerin güçlü bir aday transfer etmesi gibi olasılıklar geliyor. Hayır, durum hiçte öyle değil. Komünistler ciddi bir çalışma sonunda bunu başardı. Kaldı ki, Graz seçim sonuçları ve Grazlı komünistler daha yakından incelendiğinde bu başarının bir kerelik tesadüfî bir sonuç olmadığı, son on yıllık dönemde partinin genel gidişatına rağmen bu bölgedeki komünistlerin ciddi başarılar elde ettikleri görülüyor. YEREL İKTİDARA YÖNELİK ÇALIŞMA Şimdi Avusturya Komünist Partisi Graz örgütünün başarısına ve daha doğrusu onları bu başarıya ulaştıran çalışmalara yakından bakalım. Yaklaşık 300 bin nüfuslu Graz’da komünistlerin başarısı, partinin tam da Avusturya çapında krize girdiği, parçalanmaya doğru gittiği dönemde başladı. Graz’ın ba... Devamı

selva erdener-yarim senden ayrılalı

2012-10-10 23:55:00

    Yarim Senden Ayrılalı Hayli Zaman Oldu Gel Gel Bak Gözümden Akan Yaşa Ab-ı Revan Oldu Gel Gel Böyle M'olur Küsüp Gitmek Seni Seveni Terk Etmek Haram Oldu Yemek İçmek İşim Figân Oldu Gel Gel Kurulu Yaydır Asılmaz Gönül Yarinden Kesilmez Ölmeyince Dert Eksilmez Halim Yaman Oldu Gel Gel Kul Aşık Ever Varmaya Halinden Haber Sormaya Yetiş Namazım Kılmaya Seni Seven Öldü Gel Gel   Ankara'da doğan soprano Selva Erdener müzik çalışmalarına ilk ve orta öğrenimi sırasında Müzeyyen Demirci ve İnci Dinçer'in teşvikleriyle başladı. Gazi Üniversitesi Müzik Eğitim Fakültesinde önlisansını tamamlayan sanatçı daha sonra Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarına girdi. Nurdan Uzar ile şan, Müfide Özgüç ile lied-oratoryo yorumu çalışarak bu okuldan başarı ile mezun oldu. Daha sonra Ankara Devlet Operasına solist sanatçı olarak kabul edildi ve "Orfeo ed Euridice", "Cosi Fan Tutte", "Don Giovanni". "Die Zauberflöte", "Zaide", "Faust", La Boheme", "I Pagliacci", "Die Lustige Witve", "İstanbulname" ve "Kerem" "Alibaba ve Kırk Haramiler" opera ve operetlerindeki başrolleri başarı ile yorumladı. Bu süre zarfında şan pedagogları Roman verlinsky ve Lidya Pronina ile de şan çalışmalarını sürdüren sanatçı Moskova Radyo Senfoni Orkestrası, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, İstanbul İzmir, Antalya ve Çukurova Devlet Senfoni Orkestraları. DESO, H.Ü. Senfoni Orkestrası, CRR ve Eskişehir Belediyesi Senfoni Orkestrası ve Orkestra@modern ile de Ankara Müzik Festivalinde solist olarak konserler verdi. Turgay Erdener'in eserleri ve halk türkülerinde... Devamı

Hugh MacDiarmid-İskoç rüzgarı

2012-10-10 23:26:00

Hugh MacDiarmid 1892–1978 http://www.poetryfoundation.org/bio/hugh-macdiarmid   Bir demirişi üzerine düşünceler Keşke bilediğiniz metale benzeseydiniz, Keşke demir ruhunuza ağsa, Keşke çelik olsaydınız kendi iyiliğiniz için! Hâlâ hamur gibisiniz zorba hükümdarlarınızın Parmakları arasında! Size çevrilecek tüfek ve tabancaları Üretiyorsunuz kendi ellerinizle! Kuşku yok bu silahların Sizleri yaralayıp öldüreceğinden - Düşmanlarınıza silah yapacak kadar aptalsınız!   Hugh Mac Diarmid (Türkçeye çeviren: İsmail Aksoy)   Zamanda bir nokta Şimdi anlıyorsun işte, nasıl da yıldızlar ve yürekler bir olmuş ve nasıl da hiç bir yerde bir son, bir engel var; nasıl da sınırsız olan mükemmelce oturur ve ayrılmaz düşünceden, nasıl da her bir parça sonsuz büyük ve sonsuz küçük olabilir, nasıl da en dıştaki yayılım yalnızca bir noktadır, ve nasıl da ışık, uyum, devinim, güç, kendine has herşey, ayrılmış herşey ve birleşmiş herşey hayattır. Hugh Mac Diarmid (Türkçeye çeviren: İsmail Aksoy)   Hugh MacDiarmid is the pen name of Christopher Murray Grieve (11 August 1892, Langholm[1] – 9 September 1978, Edinburgh[2]), a significant Scottish poet of the 20th century. He was instrumental in creating a Scottish version of modernism and was a leading light in the Scottish Renaissance of the 20th century. Unusually for a first generation modernist, he was a communist; unusually for a communist, however, he was a committed Scottish nationalist. He wrote both in English and in literary Scots (often referred to as Lallans). http://en.wikipedia.org/wiki/Hugh_MacDiarmid Hugh MacDiarmid’in esas adı Christopher Murray Grieve’dir. 11 ağustos 1892 yılında İsko&c... Devamı

Blame it on Fidel - La faute à Fidel! - Fidel'in Yüzünden

2012-08-28 21:48:00

        Babası siyasal bir eylemci, annesi ise kürtaj araştırmacısı olan Anna, anne ve babasının siyasal ve toplumsal olaylarla dolu olan hayatlarından çok bunalmıştır. Her geçen gün artan eylemcilikleri ile hayat tarzları da sürekli değişmekte ve Anna'nın da düzeni, artık düzensizlik olmaktadır. İdealleri uğruna evlerinden ve tüm burjuva zevklerinden vazgeçmeye kadar vardırdıkları eylemcilikleri, yedi yaşındaki bir çocuğun hayat algılamalarının fazlaca üzerindedir. Kendi varlığını görmezden gelen anne ve babasına karşı Anna'nın yapabileceği tek bir şey kalmıştır: O da onlara karşı isyan edecektir! Usta yönetmen Costa-Gavras'ın kızı olan Julie Gavras, babasının pek çok filminde yardımcı yönetmenlik yaparak kendisini geliştirdi ve ikinci yönetmenlik deneyimi olan Fidel'in Yüzünden ile 2007 Sundance Film Festivali'nde hem izleyicilerden hem de eleştirmenlerden büyük beğeni topladı. Aynı zamanda senaryosunun da kendisine ait olduğu film, güçlü oyunculukları ile de takdir topluyor.   Katolik bir fransız olarak yetiştirilen 7 yaşındaki bir kızın, anne-babasının devrimci mücadeleye girdikten sonra yaşamının nasıl karmaşık bir hal aldığını, onları anlamaya çalışıp destek vermek istemesini konu alan çok güzel poltik-dram niteliğinde bir film. Bu arada filmin ismi ilk bakışta sosyalizm eleştirisi gibi görünse de tam tersi bir anlam verilmiş. Ayrıca dünya tarihinde seçimle iktidara gelmiş ilk Marksist başbakan Allende de filme konu olmuştur. Daha sonra amerikan destekli faşist cunta tarafından katledilerek iktidarı devrilmiş, yerine faşist Pinochet geçmiştir. http://www.sinemalar.com/film/3439/fidelin-yuzunden   Julie Gavras Julie Gavras is a French film director and writer. She is the daugh... Devamı

L'affiche Rouge (Kızıl Afiş)

2012-04-07 14:05:42
L'affiche Rouge (Kızıl Afiş) |  görsel 1

léo ferré - l'affiche rouge ile bisonravi1987   68 yıl önce bugün Paris’te Naziler tarafından kurşuna dizilen 22 komünistin parçası olduğu direniş grubunun lideri Adıyaman doğumlu Missak Manuşyan’ı ve mücadelelerini hatırlatmak amacıyla bu grubun öyküsünü ve Nazizme karşı direnişlerini hatırlamalı. …..........   L'affiche Rouge (Kırmızı Afiş) bu esnada, esasen Almanlar tarafından direnişi bastırma politikasının bir ürünü olarak çıkar. Amaç yabancıları düşman gibi göstermek ve Fransızlara yabancıların onların ülkelerini tehlikeye attıklarını benimsetmektir. Sabotaj, cinayet, bombalamalar oluyorsa, bunların hepsi komünistler ve yabancılar tarafından yapılmaktadır, propagandası yapılmaya çalışılır. Ancak Gestapo tarafından hazırlanan Manuşyan gurubu propaganda afişlerinin üzerine, direnişçiler tarafından "Fransa için öldüler" yazılır. …......... Bu grubun anısına komünist şair Aragon bir şiir yazar, ve bu şiir Leo Ferré tarafından bestelenir.   Kızıl Afiş İstediğiniz ne zaferdi ne gözyaşı, Ne hüzünlü org ne papazın son duası. On bir yıl nedir ki on bir yıl... Yaptığınız kullanmaktı silahlarınızı: Ölüm gözünü kamaştırmaz Partizanın. Asıldı yüzleriniz kentlerimizin duvarlarına, Gece ve sabah karasıydınız, korkutucu, süzgün. Bir afiştiniz, kızıl bir kan lekesi gibi, Adlarınızı bile söylemek öylesine güçtü ki, Gelip geçende dehşet etkisi yaratın istediler. Sizi kimse Fransız olarak görmez gibiydi, Gün boyu bakmadan geçti gitti insanlar. Kimi parmaklar durmadı ama karartmada ’FRANSA İÇİN ÖLDÜLER’ yazdı resimlerinizin altına. Bamb... Devamı

Gançum em ari

2012-03-30 15:25:00
Gançum em ari  |  görsel 1

  Gançum em ari ari,, İnsan bazen ağlıyor, Özlüyor, çok özlüyor. Özledim deyip ağlıyor, Gel deyip ağlıyor. Neden demeyi bıraktığı günden beri susuyor, sus pus. Bu gece battaniyeni dikmeye başladım; elimde, ellerimle.. Bir dahaki ocağa daha sıcak olsun diye. Ayrı gayrı olmak da dahil ya sevdaya diyorum, sırf sevme diyorum ne güzel, sonra canım çok acıyor. Nasıl bir ikircik diyorum, can tükendi diyorum.. Sirelis, gançum em ari ari.. http://aslistanbul.blogspot.com/2011/06/gancum-em-ari-ari.html   ganâum em ari ari ganâum em ari ari, yâr boyit mernem âes kali mukhıt mari asa inâ anem pınâerov vart em kağel, yâr boyit mernem ko tartzin campi şağn el asa inâ anem varterı şağov tats en, yâr boyit mernem şağerı sırdis latsn e asa inâ anem ingilizce sözler: i'm calling you, come my love, i'd die for your tall body you aren't coming, may your hearth go out; tell me, what can i say? i gathered boquets of roses, my love, i'd die for your tall body the roads are crying, awaiting your return; tell me, what can i say? the roses are wet with dew, my love, i'd die for your tall body those drops of dew are my heart's tears, tell me, what can i say?   Türkçe sozleri: çağırıyorum, gel gel çağırıyorum, gel gel, yâr boyuna öleyim gelmiyorsun, ocağın sönsün söyle, ne diyeyim? demetlerle gül dereyim, yâr boyuna öleyim dönüşüne yollar ağlar söyle, ne diyeyim? güller çiy taneleriyle ıslanmış, yâr boyuna öleyim o taneler, ki gözyaşlarıdır yüreğimin söyle, ne diyeyim?   http://www.eksisozluk.com/show.asp... Devamı

The Beatles - Revolution

2012-03-25 19:49:00

 The Beatles - Revolution Şarkı Çevirisi   You say you want a revolution --Devrim istediğini söylersin Well, you know --Şey, bilirsin We all want to change the world --Biz hepimiz dünyayı değiştirmek isteriz You tell me that it's evolution --Bana bunun evrim olduğunu söylersin Well, you know --Şey, bilirsin We all want to change the world --Biz hepimiz dünyayı değiştirmek isteriz But when you talk about destruction --Ama ne zaman yıkım hakkında konuşsan Don't you know that you can count me out --Beni sayabildiğini bilmez misin Don't you know it's gonna be all right --Her şey düzelicek bilmez misin all right, all right --Düzelicek, düzelicek You say you got a real solution --Gerçek bir çözüm istediğini söylersin Well, you know --Şey, bilirsin We'd all love to see the plan --Biz hepimiz planı görmek isteriz You ask me for a contribution --Benden yardım istersin Well, you know --Şey, bilirsin We're doing what we can --Yapabilceğimiz ne varsa yapıyoruz But when you want money --Ama para istediğinde for people with minds that hate --nefret eden akıllı insanlar için All I can tell is brother you have to wait --Bütün aöyleyebilceğim şey kardeşim, beklemek zorundasın Don't you know it's gonna be all right --Her şey düzelicek bilmez misin all right, all right --Düzelicek, düzelicek Ah ah, ah, ah, ah, ah... You say you'll change the constitution --Bütün oluşumu değiştireceğini söylersin Well, you know --Şey, bilirsin We all want to change your head --Biz hepimiz senin kafanı değiştirmek isteriz You tell me it's the institution --Bunun kuruluşunun böyle olduğunu söylersin Well, you know --Şey, bilirsin You better free you mind instead --Onun yerine zihnini serbest bıraksan daha iyi olur Bu... Devamı

Claude Chabrol...La Ceremonie’ {Seremoni}

2012-03-23 20:04:00
Claude Chabrol...La Ceremonie’ {Seremoni} |  görsel 1

      La cérémonie (1995)   Claude Chabrol'un hakkında "Son Marksist filmi çektim." dediği başyapıtı "La Cérémonie", Venedik Film Festival'inde iki kadın oyuncusu Isabelle Huppert ve Sandrine Bonnaire'e ödül getirmiştir. Sınıf ayrılıkları ve burjuvazi üzerine tipik Chabrol eleştirisi niteliğinde olan filmde, Sophie ve Jeanne karakterlerinin kompleksleri ve geçmişte yaptıkları hatalar nedeniyle duydukları içsel öfkeyi varlıklı bir aileye yansıtış hikayesi anlatılmaktadır. Ruth Rendell'ın "Taştan Hüküm" isimli romanından uyarlanan film, özellikle seyirciyi şok eden finaliyle rahatsız edici ve kötümser bir insanlık draması sunmaktadır. Öncü Gülmez   http://www.filmhafizasi.com/sinema-odalari/ustalara-saygi/la-ceremonie-1995/     Küçük burjuvanın sert tokatçısı yönetmen Claude Chabrol’u 80 yaşında yitirdik. O bugün Haneke’nin üslupçu ve soğuk dilinde devam eden ve çok yaygın olmayan (özellikle bizim sinemamızda) bir anlayışın en büyük ustasıydı. Chabrol genelde 1950 sonrası Fransız Yeni Dalgası içinde anılan ve film eleştirisinden gelen bir entelektüel olsa da, üzerinde çok durulmasa da  Godard, Rivette, Rohmer gibi diğer Yeni Dalga yönetmenlerinden ciddi farklılıklar taşır. 1945 sonrası savaşın yıktığı enkaza dönüşmüş İtalyan kentlerinde sıradan insanı, yoksulları ve dertlerini sinemaya taşıyarak stüdyo sinemasına karşı büyük bir devrim başlatmıştı Yeni Gerçekçilik. Yeni Dalga ise bu mirası başka bir adıma taşıyacaktı. Yeni Dalga öncelikle özdüşünümseldi, yani sinemanın kendi araçlarını düşünerek yeni bir sinema yapmaya çalışıyord... Devamı

Norwegian Wood... inadına AŞK

2012-03-21 19:30:00
Norwegian Wood... inadına AŞK |  görsel 1

      (Lennon&McCartney) I once had a girl, or should I say, she once had me She showed me her room, isn't it good, norwegian wood? She asked me to stay and she told me to sit anywhere So I looked around and I noticed there wasn't a chair I sat on the rug, biding my time, drinking her wine We talked until two and then she said, "It's time for bed" She told me she worked in the morning and started to laugh I told her I didn't and crawled off to sleep in the bath And when I awoke I was alone, this bird had flown So I lit a fire, isn't it good, norwegian wood?   …....... İlk defa bir kızım vardı, ya da şöyle mi demeliyim, o bana sahipti Bana odasını gösterdi, ne güzel değil mi, Norveçli odunu? Bana kalmamı söyledi ve bir yere oturmamı söyledi Etrafa baktım ve sandalye olmadığını fark ettim Bir halıya oturdum, uygun zamanı bekleyerek, şarabını içerek İkiye kadar konuştuk ve dedi ki "Yatma zamanı" Sabah çalıştığını söyledi ve gülmeye başladı Ona ben çalışmıyorum dedim ve banyoda uyumaya sürükledi Ve uyandığımda yalnızdım, kuş uçup gitmişti Öylece bir sigara yaktım, ne güzel değil mi, Norveçli odunu http://www.akormerkezi.com/the-beatles-norwegian-wood-this-bird-has-flown--turkce-ceviri_sarki-dfjpjn.html   Norwegian Wood - Haruki Murakami   Sözkonusu kitabın yazarı Haruki Murakami, Japonya'nın 20. yüzyıld... Devamı

Noir Désir - RÜZGAR BİZİ SÜRÜKLEYECEK

2012-03-19 19:17:00

  Noir Désir - Le Vent Nous Portera ile Noirdesir-officiel   RÜZGAR BİZİ SÜRÜKLEYECEK Yoldan korkmuyorum Tadına varmak, görmek gerekecek Göğüs boşluğunda zikzaklar Ve herşey iyi olacak ...orada Rüzgar bizi taşıyacak Büyük Ayıya mesajın Ve yarışın yörüngesi Kadifeden, yumuşak kısa bir an Hiçbir şeye yaramasa da ...git Rüzgar onu götürecek Herşey yokolacak ama Rüzgar bizi taşıyacak Okşayış ve mermiler ve bu felaket bizi çekip duran Başka günlerin sarayı Dünün ve yarının Rüzgar onları taşıyacak Omuzdan geçmiş genetik Atmosferdeki kromozomlardan Galaksilere giden taksilerden Ve benim uçan halım der ki Rüzgar onu götürecek Herşey yokolacak ama Rüzgar bizi taşıyacak Ölü yıllarımızın bu kokusu Birgün kapını çalabilir Kaderlerin sonsuzluğunda Biri ortaya konur, peki karşılığında ne alıkonur? Rüzgar onu götürecek Deniz yükseldiğinde ve herkes kendi hesabını yaptığında Gölgemin derinliklerine Senin tozlarını götüreceğim Rüzgar onları taşıyacak Sen yokolacaksın ama Rüzgar bizi surkleyecek http://www.canim.net/lyrics_ceviri/1095-.html     Noir Désir Bordeaux'ta, 1985 yılında vokalist Bertrand Cantat, baterist Denis Barthe, gitarist Serge Teyssot-Gay ve basçı Frédéric Vidalenc tarafından kuruldu. (Frédéric Vidalenc'in yerini 1996'da Jean-Paul Roy aldı.) Kısa sürede önce Fransa'da, sonra da dünyada ün kazandı. Grup son albümleri Des visages, des figures ile Türk dinleyicisinin ilgisini çekmeyi başardı. Albümde Manu Chao konuk sanatçı ol... Devamı

ESPERS... Rosemary Lane (song)

2012-03-17 19:09:00
ESPERS... Rosemary Lane (song) |  görsel 1

    Rosemary Lane Rosemary Lane İngilizce bir türküdür, bir denizci tarafından baştan çıkarılan bir hizmetçinin hikayesini anlatan bir ballad.     Rosemary Lane'in hizmetçisi olduğum zamanlar Kalbini kazandım efendimin ve hanımımın Ta ki genç bir denizcinin kalmak için gelmesine dek Ve başlangıcı oldu bu benim ızdırabımın.   Denizci hizmetçiyi baştan çıkarır ve gidinceye kadar çok büyük para vaatlerinde bulunur; ama aslında onu hamile, çocuğunun geleceğini düşünmek zorunda ama yapayalnız bırakıp gider:   Şimdi, o bir delikanlı ise eğer, Kral için savaşacak elbette Ve bir kız ise o, altın bir yüzük takacak; O bir altın yüzük takacak ve alevler içinde bir elbise giyecek Ve hatırlayacak Rosemary Lane'in hizmetçisi olduğum günleri ÇEV. HALİL ÇELİK Rosemary Lane (song)   When I was in service in Rosemary Lane I won the good will of my master and dame Until a young sailor came there to stay And that was the beginning of my misery. The sailor seduces the servant and makes grand promises of money as he departs, but in fact he leaves her pregnant and alone to ponder her child's future: Now if it’s a boy, he’ll fight for the King, And if it’s a girl she’ll wear a gold ring; She’ll wear a gold ring and a dress all aflame And remember my service in Rosemary Lane. Rosemary Lane is an English folksong: a ballad that tells a story about the seduction of a domestic servant by a sailor. This song, and the related sea shanty Bell Bottom Trousers, are Roud #269.   http://en.wikipedia.org/wiki/Rosemary_Lane_%28song%29     Rosemary Lane-Espers     When I was in service in Rosemary Lane I won the g... Devamı