.. çıplaklık -2 ..

2012-02-14 19:37:00

    yorumlamak için yorumOKUyorum yorumlamadan önce filmler/yönetmenler (movies) şarkılar/hikayeler (Songs) şiirler/şairler (poems) müzik dinle (listen to music) diğer tüm yazılar Facebook: Yorumokuyorum Blogcu       Sinner Nena Venetsanou   a poem of Galatia Kazantzakis Nena Venetsanou - photo: Rudolf Koppitz, 1925 - Pandora's Box Smyrna Melpo, Iro in Salonica Volos Katinitsa a time Now call me at Vourla Lela the place of me who was, who my parents were Damn if I know the home country, I have the brothels. As bitter and my times, my childhood blurry, switched off paintings and Ein-empty chest Remembering my worse today than yesterday And the future than the present subjects to 'yes Kisses on the mouth 'unknown insults and the gendarmes me travologane feasts, fights as if dawn illnesses, auditorium, Avenue and injections of 606 drowned boat rotten plank all that my life of Perdition me from my hell you cry I picture your community and you look like ...     Sinemada Çıplaklık: Nudies, Roughies, Mondo ve Porno Erotik sinemanın gelişmesinde çeşitli eğilim ve biçimler görülmektedir. Modern sinemanın çıplaklığa yer vermesi İskandinav ülkelerinden gelen, daha çok çekinmesiz natürel çıplaklığı içeren filmlerle olmuştur. Bu filmlerin bazıları, ırk güzelliğini belirtircesine, sosyalist propaganda filmlerinde olduğu gibi atletik vücutların sergilenmesinden ibaretti. Kesinlikle cinsel istek uyandırma amacı taşımıyorlardı. Fakat bu du... Devamı

çıplak maja ... çıplaklık-1

2012-02-12 20:32:00

      yorumlamak için yorumOKUyorum yorumlamadan önce filmler/yönetmenler (movies) şarkılar/hikayeler (Songs) şiirler/şairler (poems) müzik dinle (listen to music) diğer tüm yazılar Facebook: Yorumokuyorum Blogcu         Çıplak Maya Çıplak Maya ya da Çıplak Maja (İspanyolca: La Maja Desnuda), İspanyol ressam Francisco de Goya'nın 1790 ile 1800 yılları arasında tamamladığı tahmin edilen tablosudur. Eser şu anda Madrid'deki Prado Müzesi'nde sergilenmektedir. Ressam bu tabloyu, İspanyol engizisyonunun çıplak kadın resimlerinin yapılmasını yasakladığı bir dönemde, İspanya başbakanı Manuel de Godoy'un isteği üzerine yaptı. Resim, Godoy'un koleksiyonuna 12 Kasım 1800 tarihinde katıldı. Goya bu çalışmasında, üzerinde yastıklar olan yatakta uzanmış çıplak bir kadını betimledi. Bu tablo on dokuzuncu yüzyıl romantizmindeki erotik imgelemin mihenk taşlarından biri oldu. Çıplak Maya'daki modelin, ressamın Su Satıcısı, Giyinik Maya ve Alıç Satıcısı isimli eserlerindeki modeller gibi samimi bir şekilde izleyenin gözlerinin içine bakması, kadına cinsel açıdan kolay erişilebilir bir imaj kazandırmıştır. ...... Ressam, yine başbakanın isteği ile 1802 - 1805 tarihleri arasında bu resmin eş tablosu olan Giyinik Maya'yı yaptı. Her iki tabloda da aynı model bir yatağın üzerine uzanmış, izleyicinin gözlerinin içine bakmaktadır. Model, bir mitoloji kahramanı gibi değil, gerçek bir kadın olarak betimlenmiştir ve Goya'nın döneminde yaşıyor gibi görünmektedir. Resimdeki kadının 13. ... Devamı

beyaz giyme...

2012-02-10 22:24:00

    Beyaz Giyme Toz Olur Ahmet Sevinç - Bolu Yöresi   Beyaz giyme toz olur (Siyah giyme toz olur) Siyah giyme söz olur (Beyaz giyme söz olur) Gel beraber kaçalım Muradımız tez olur Salına da salına da gel Haydi yavrum dön dolaş yine bana gel Beyaz giyme tanırlar Seni yolcu sanırlar Zaten bende talih yok Seni benden alırlar Salına da salına da gel Haydi yavrum dön dolaş yine bana gel Alçak ceviz dalları Sıva beyaz kolları Kız (Yar) nereden geleyim Hep sarmışlar yolları Salına da salına da gel Haydi yavrum dön dolaş yine bana gel       yorumlamak için yorumOKUyorum yorumlamadan önce filmler/yönetmenler (movies) şarkılar/hikayeler (Songs) şiirler/şairler (poems) müzik dinle (listen to music) diğer tüm yazılar Facebook: Yorumokuyorum Blogcu ... Devamı

Zagrep radyosunda Lili Marleen...

2012-02-08 19:10:00
Zagrep radyosunda Lili Marleen... |  görsel 1

        yorumlamak için yorumOKUyorum yorumlamadan önce filmler/yönetmenler (movies) şarkılar/hikayeler (Songs) şiirler/şairler (poems) müzik dinle (listen to music) diğer tüm yazılar Facebook: Yorumokuyorum Blogcu         Lili Marleen   Kışla kapısının önündeki fener Eskiden de oradaydı, şimdi de orada Orada tekrar görüşsek ya Dursak yine lambanın altında Tıpkı eskisi gibi, Lili Marleen Tıpkı eskisi gibi, Lili Marleen İkimizin gölgesi sanki birdi Birbirimizi nasıl sevdiğimiz kolayca görülebilirdi Ve herkes yine görmeli Bizi lambanın altında Eskisi gibi, Lili Marleen Eskisi gibi, Lili Marleen Derken nöbetçi seslendi 'Yat borusunu çalıyorlar, üç gün cezası var!' dedi 'Hemen geliyorum, yoldaş' dedim Ve sana veda ettim Ah, oysa ki nasıl isterdim gelmeyi Seninle, Lili Marleen Seninle, Lili Marleen Yerinde adımların, zarif yürüyüşün Akşam boyu parlıyordur, ama beni unutalı çok olsa gerek Bana bir şey olursa eğer Kim kalacak lambanın altında Seninle, Lili Marleen? Seninle, Lili Marleen? Sessiz odalardan, yerin yatağından Aşk dolu dudakların, bir rüya gibi, beni kaldırıyor Sabahın sisi dağıldığında Lambanın altında olacağım Tıpkı eskisi gibi, Lili Marleen Tıpkı eskisi gibi, Lili Marleen http://lyricstranslate.com/tr/lili-marleen-lili-marleen.html   Lili Marleen Tommie Connor, 1944   Underneath the lantern, By the barrack gate Darling I remember The way you used to wait T'was there tha... Devamı

Güzelliğin gül yüzü solmasın.. W.Shakespeare

2012-02-06 19:07:00
Güzelliğin gül yüzü solmasın.. W.Shakespeare |  görsel 1

      Sone-1 Artmasını isteriz en güzel varlıkların Güzelliğin gül yüzü solmasın diye asla. Bir güzel, yaşlanıp da göçünce bugün yarın Anısı yaşar yine körpecik yavrusuyla: Ama can yoldaşındır kendi parlak gözlerin. Kendi ateşin besler ruhunun alevini: Kıtlığa çevirirsin bolluğunu her yerin, Kendi düşmanın gibi, ezersin can evini. Şimdi sen yeryüzünün taptaze bir süsüsün, Varlığın çiçek dolu bahardan müjde taşır, Ama kendi koncanda ruhunla gömülüsün. Pintiliğin arttıkça kendi sonun yaklaşır. Dünyaya acımazsan, oburlar gibi ancak Varlığın da mezar da güzelliği yutacak.   2. SONE Kırk yılın kışı, güzel alnını kuşattı mı, Kapladı mı yüzünü derin çukurlar artık, Gençliğin kibirli, süslü giyim kuşamı Beş para etmez olur, hırpani yırtık pırtık: O zaman sorarlarsa güzelliğin nerdedir, Dinç ve şen günlerinin hazinesi ne oldu; Dersen yuvalarına çökmüş şu gözlerdedir, Bencil utancıyla israfa övgüdür bu. Kavuşur güzelliğin çılgınca alkışlara "Benim güzel çocuğum beni kurtarır" dersen "Ve yüzümü ağartır ben yaşlandıktan sonra." Güzelliğin onda sürdüğünü göstersen! O, sen yaşlandığında yeniler varlığını Soğuktan donan kanın duyar ısındığını.   Sone-3 Aynaya bak da şunu gördüğün yüze söyle: Sıra gelmiştir artık bir taze yüz yapmana, Güzelliğini hemen yenilemezsen şöyle, Yeryüzü yoksun kalır, lânetlenir bir ana. Hiçbir güzel var mı ki el sürülmemiş rahmi Senin sürdüğün çiftin ekinini tepecek? Sırf kendini... Devamı

66.Sone ... vazgeçtim bu dünyadan (shakespeare)

2012-02-04 19:00:00

    66. SONE Vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni, Değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez. Değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini, Değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz, Değil mi ki ayaklar altında insan onuru, O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış, Ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru, Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş, Değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın, Değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene, Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın, Değil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen' e  Vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama, Seni yalnız komak var, o koyuyor adama. William SHAKESPEARE Çeviri : Can YÜCEL     SONNET LXVI Tired with all these, for restful death I cry, As, to behold desert a beggar born, And needy nothing trimm'd in jollity, And purest faith unhappily forsworn, And guilded honour shamefully misplaced, And maiden virtue rudely strumpeted, And right perfection wrongfully disgraced, And strength by limping sway disabled, And art made tongue-tied by authority, And folly doctor-like controlling skill, And simple truth miscall'd simplicity, And captive good attending captain ill: Tired with all these, from these would I be gone, Save that, to die, I leave my love alone. William SHAKESPEARE http://siir.gen.tr/siir/w/william_shakespeare/sonnet66.htm   66. Sone Bıktım tüm bunlardan, huzur ver bana ölüm. Serveti hak eden dilenci doğmuş, bıktı gönlüm. Erdemsize en güzel urbalar düşmüş, Heyhat, en saf inanç arsızca düşürülmüş. Sürgün olmuş pırıl pırıl onur hayasızca, Bakire erdem fahişeleştirilmiş hoyratça, Gerçek h&uu... Devamı

Süryaniler

2012-02-02 19:57:00
Süryaniler |  görsel 1

      yorumlamak için yorumOKUyorum yorumlamadan önce filmler/yönetmenler (movies) şarkılar/hikayeler (Songs) şiirler/şairler (poems) müzik dinle (listen to music) diğer tüm yazılar   Facebook: Yorumokuyorum Blogcu     Süryaniler Süryaniler: Ataları Aramilerden oluşan Ortadoğu'da yaşayan Semitik Hıristiyan halk. M.S. 37 - 43 yılları arasında elçilerin lideri Mor Petrus tarafından Antakya’da kurulmuş ve kısa zamanda bütün Orta Doğu'ya bu inancı müjdelemiştir. Kilisenin ve bazı mensuplarının kullandığı dil Hz. İsa’nın da konuştuğu Süryanice (Aramice)’dir. .Kilise patriklik merkezini birçok kez değiştirmek zorunda kalmıştır. Patriklik merkezi 1963 yılından beri Suriye’nin başkenti Şam’da bulunmaktadır. İlk patrik olan Mor Petrus’tan günümüze 121 patriğin başkanlık ettiği kilisenin şu andaki patriği 122. patrik olan Moran Mor İğnatiyos I. Zekka Iwas’dır. Günümüzde dünyada 20 milyonu aşkın Süryani bulunmaktadır. (Süryani Ortodokslar, Süryani Katolikler, Maruniler, Melkitler (Melkit Katolikler), Syro-Malabarlar vb.). 3,5 milyonu Hindistan’da olmak üzere yaklaşık 5,5 milyon Süryani Ortodoks'un dini liderliğini Patrik Moran Mor İğnatiyos I. Zekka Iwas ve ona bağlı olan Hindistan’da bulunan Doğu Mafiryanı Mor Baseliyos I. Toma ve 40 metropolit yapmaktadır. Türkiye’de 17.000 i aşkın Süryani’nin 15.000'i İstanbul’da yaşamaktadır. Süryaniler İstanbul dışında başlıca Mardin,Mersin, Diyarbakır, Adıyaman, Elazığ, Ankara, İzmir, Malatya, Şanlıurfa, Ga... Devamı

the ledge... Matthew Chapman

2012-01-31 19:16:00
the ledge...  Matthew Chapman |  görsel 1

ledge: çıkıntı, pencere pervazı     Filmin yönetmeni Matthew Chapman'ın annesi Clare, felsefe profesörü ve yazar Francis Cornford ve şair Frances Cornford'un (kızlık soyadı Darwin) kızı, anneannesi tarafından Charles Darwin'in torunu oluyor Matthew Chapman. Babası Cecil Chapman ise, fizikçi ve astronom Sydney Chapman'ın oğlu.       The Ledge;”manevi eksiklik, intihara meyil” ............ The Ledge, yönetmeni olan Matthew Chapman’ın izlediğim ilk filmi. Aynı zamanda senaryoyu da kendi yazmış olduğundan öykü ilerleyişi ve kurgu açısından oldukça başarılı bir film. Benim en önem verdiğim şeylerden biri olduğu için vurgulamak istedim. Film çok iyi kadrajlanmış bir görüntü ile açılıyor. Arkada sanayi bacaları, dumanları tüter halde resmedilirken, o bacalarla özdeşmiş gibi görünen yapısı ile bir kilisenin kulesindeki haçın vurgusu… Biraz kafa karıştırıcı olsa da (çünkü bunun eleştirel mi, yani din ve sanayileşme arasında bir ilişki kurmak için mi, yoksa tam zıt bir şekilde sanayileşmiş toplumun kalan tek manevi sığınağı anlamında mı olduğuna karar veremedim filmin sonuna kadar…) oldukça etkileyici. Bir polis/dedektif olan Hollis’in (arkadaşları ona  “kutsal” anlamına gelen Holly der) bir doktorda doğuştan kısır olduğunu öğrenmesi ve var olan iki çocuğunun kimden olduğuna dair derin bir şüphe içerisinde manevi olarak “kutsal aile” kavramının yıkımının gösterilmesi ile giriyoruz konuya. Sonrasında bir gencin intihar etmek için bir binanın tepesine çıktığını öğrenen Hollis, olay yerine gidip ikna çalışmalarına başlar. Film buradan sonra uzun bir “geri dönüşler silsilesi” ve beraberindeki s... Devamı

The Ballad of The Good Lord Nelson

2012-01-29 19:13:00
The Ballad of The Good Lord Nelson |  görsel 1

        yorumlamak için yorumOKUyorum yorumlamadan önce filmler/yönetmenler (movies) şarkılar/hikayeler (Songs) şiirler/şairler (poems) müzik dinle (listen to music) diğer tüm yazılar Facebook: Yorumokuyorum Blogcu     The Ballad of The Good Lord Nelson Lawrence Durrell ÇEV. HALİL ÇELİK İyi Lord Nelson, şişkin bir bezesi vardı Kutsal kitabın küçüğü onun anlayamadığı Bir kadın vaat edilen topraklara götürene kadar onu Victory gemisinde, Victory Adem ve Havva ve incir ölçeği Bir anlam ifade etmiyordu domuz yetiştiren Nelson için, Bir kadın gösterene kadar çeşitli donanımları ona Victory gemisinde, Victory Kalbi, yeni çıkmış bir yumurtadan daha yumuşaktı Sevmek için zavallı ve dilenmek için utangaç Dans eden Bacak tarafından götürülene kadar Nelson Victory gemisinde, Victory Şimdi bağladı ve sardı küçük teneke gövdesini Ve götürdü onu okyanusa İngiliz hurdasının üzerinde Çevirerek kum saati gibi yalnız ranzasının içinde Victory gemisinde, Victory Fransız gördü onu orada Tek parça göz ve sevgilinin saçı ile Emniyet pimi kolu ve alınmış hava ile Victory gemisinde, Victory Şimdi hatırlarsınız hepiniz gönderdiği mesajı Hamilton'un hoşnutsuzluğuna bir cevap olarak Hakkında sorular sorulduğu parlamentoda Victory gemisinde, Victory Şimdi daha siyahtır dut, daha yoğun akar suyu. Düşün İyi Lord Nelson'u ve kaçın kötüye kullanmaktan, Hiç... Devamı

cranes... RUS HALK ŞARKILARI

2012-01-27 12:09:00
cranes... RUS HALK ŞARKILARI |  görsel 1

'Zhuravli' ('Turnalar'). Başlangıçta Resul Gamzatov tarafından bir şiir olarak yazılmış ve daha sonra çok iyi bilinen bir şarkı olmuştur. Turnalar, eski Sovyetler Birliği'nin İkinci Dünya Savaşında ölen askerleri ile ilişkilendirilmiştir.       CRANES/ TURNALAR Bazen bana öyle geliyor ki, kanlı savaş meydanından Gidip de dönmemiş olan bütün askerler Yatmazlar vurulup düştükleri yerde Çünkü dönüştüler beyaz turnalara O uzak zamanlardan bugüne kadar Uçarlar ve duyarız seslerini İşte bu yüzden, üzüntülü ve sessiz Bakıp kalışımız gökyüzüne Yorgunca uçar onlar, uçar gökyüzünün içinde Sis içinde uçar, gün sonlanırken Ve içlerinde küçük bir boşluk vardır Bizim için bir yerdir bu muhtemelen! Gün gelecek ve turna sürüsü ile birlikte Böyle bir gri karanlıkta uçuyor olacağım Gökten kuşların diliyle sesleneceğim Geride bırakyığım, yeryüzünde kalan herkese.   Türkçesi Hace yorumOKUyorum     “Журавли” [Cranes],   «Журавли Мне кажется порою, что солдаты, С кровавых не пришедшие полей, Не в землю эту полегли когда-то, А превратились в белых журавлей. Они до сей поры с времен тех дальних Летят и подают нам голоса. Не потому ль так часто и печально Мы замолкаем, глядя в небеса? Летит, летит по небу клин усталый - Летит в тумане на исходе дня, И в том строю есть промежуток малый - Быть может, это место для меня! Настанет день, и с журавлиной стаей Я поплыву в такой же сизой мгле, Из-под небес по-птичьи окликая Всех вас, кого оставил на земле.»   ... Devamı

Táhirih...Fátimih Baraghání

2012-01-25 19:02:00

      yorumlamak için yorumOKUyorum yorumlamadan önce filmler/yönetmenler (movies) şarkılar/hikayeler (Songs) şiirler/şairler (poems) müzik dinle (listen to music) diğer tüm yazılar Facebook: Yorumokuyorum Blogcu   Zerrin Taç / 1 yaşatırken sabrı öğreten ,yarısına direndiren ateşli kanatlara sır olmalı o aşk-ı hayat nasıl bir çiçeğin toprağı delmesi zaman alıyorsa o kalbin yeşermeside ahankle işleyen saat gibi akli imtihat zamanına bir ken bir olması kadar gebe aklanmış akıl kellenmiş saçlar kurtlanmış fikir tilkiler yuvası beyin telaşına akan su tez-canlı huy yeni kanun değil ki bu ; kırk plan yapar kötülükler bitiren şüphelerde gezer ruh / yüreğinin nefes atışını senden başka kimse dinlemez iyilik için savaşılıyorsa o şehre kötü kalp giremez / biz dünya gölgesi biz hayat düşleri biz kutsal melekler biz kanatından kanadılmış kınalı kanatlar nasılsa tekrarımız yok hoşça kal diyor kalmalar … küçücük can pencerem yıkımları beden eritici cam aynası kırıkları kurumuş nil kızılı hesaplaşmalar bir nefeslik ağır bir yük taşır /kutsallığın meryem ruhu omzuna dokunan onursuz başlara ağır gelir / kader su dökmeye dursun hele bir sıradan olmanın cesaretiyle , eser durur taze bahara çınar sallanıp gelir peteğinde bir kovan bal ile yeri deldirir umudu pişirir kul gibi kül gibi kün gibi elif misali sancak olarak yeşillendirir kısmetini erişilmez sarı güzele hani … ateşin suya dönmesi için lav olması ... Devamı

Zerrintâc Kazvinî... Kazvin'li Türk kızı

2012-01-23 19:58:00
Zerrintâc Kazvinî... Kazvin'li Türk kızı |  görsel 1

      yorumlamak için yorumOKUyorum yorumlamadan önce filmler/yönetmenler (movies) şarkılar/hikayeler (Songs) şiirler/şairler (poems) müzik dinle (listen to music) diğer tüm yazılar Facebook: Yorumokuyorum Blogcu     Men mengûyem semender bâş veya pervâne baş   Ger beazm-i sûhten üftâde-i merdane baş   Demiyorum ki semender ol veya pervâne ol   Eğer yanmak merâmına düştünse merdane ol.   Zerrintâc Kazvinî Bu beyit Kazvin’li Zerrintâc’ındır. İran hükümdarı Nâsıreddin Şah, “Tövbe edenler serbest bırakılacak, davalarında direnenlerin boynu vurulacak” diye ferman çıkarıyor. Kazvin halkının “Kurre-tül-ayn” (gözbebeği) diye andığı Zerrintâc, ölümün üzerine korkusuz yürüyor. Bedri Noyan Dedebaba, Zerrintâc için, “İşte âşık… Kadın da olsa Aşk Eri” diyor (Kur’ân-ı Kerim-Manzum Meâl). http://aydinlikgazete.com/index.php?option=com_content&view=article&id=4249:dou-perncek-naz-perdesinden-ilem&catid=50:dou-perincek&Itemid=98     An Ode by Táhirih (translated by Edward G. Browne)   An Ode The thralls of yearning love constrain in the bonds of pain and calamity These broken-hearted lovers of thine to yield their lives in their zeal for thee Though with sword in hand my Darling stand with intent to slay, though I sinless be, If it pleases him, this tyrant’s whim, I am well content with his t... Devamı

The Beautiful Lady... FEMME FATALE 2

2012-01-21 19:30:00
The Beautiful Lady... FEMME FATALE 2 |  görsel 1

    yorumlamak için yorumOKUyorum yorumlamadan önce filmler/yönetmenler (movies) şarkılar/hikayeler (Songs) şiirler/şairler (poems) müzik dinle (listen to music) diğer tüm yazılar   Facebook: Yorumokuyorum Blogcu     LA BELLE DAME SANS MERCİ The Beautiful Lady Without Pity   “Seni ne üzebilir, ey gücü-pek bahadır! Yalnız dolaşıyorsun, benzinde solgunluk var. Sazlar kurudu artık gölün kıyılarında. Ötüşmez oldu kuşlar.   “Seni ne üzebilir, ey gücü-pek bahadır! Ne kadar da bitkinsin, terketmiş seni rahat, Sincap doldurdu artık kışlık ambarlarını, Yapıldı bitti hasat.   “Bir zambak görüyorum senin alnında açmış Istırap nemi ile humma çığı taşıyan, Ve solan bir gül gibi yanağının üstünde Son demini yaşayan.”   “Bir hatuna rastladım kırlarda dolaşırken, En güzelden de güzel – gerçek bir perikızı, Topuklarında saçı, keklik gibi sekişli, Vahşi – ürkek bakışlı.   “Çiçeklerden bir çelenk ördüm onun başına, Sonra bileziklerle bir kemer hoş kokulu; Gözlerime baktı da sevdalı gözleriyle, İnledi arzu dolu.   “Tuttum, onu bindirdim rahvan giden atıma Ondan sonra bütün gün bilmedim gördüğümü, Eğilerek bir yana çünkü çağırdı durdu Bir peri türküsünü.   “Bayan hazlar verici kökler çıkardı bana, Yaban balı topladı, ku... Devamı

Lamia … Femme Fatale-1

2012-01-19 19:26:00
Lamia … Femme Fatale-1 |  görsel 1

velvet underground - femme fatale erioluk     yorumlamak için yorumOKUyorum yorumlamadan önce filmler/yönetmenler (movies) şarkılar/hikayeler (Songs) şiirler/şairler (poems) müzik dinle (listen to music) diğer tüm yazılar   Facebook: Yorumokuyorum Blogcu       Femme Fatale Songwriters: Lou Reed   İşte o geliyor, dikkat etsen iyi olur adımlarına Kalbini ikiye bölecek, inan buna Farkına varmak zor değil Sadece sahte bakışlı, renkli gözlerinin içine bak O ne soytarıdır, sadece alaşağı etmek için yüceltir seni nedenini herkes bilir (O bir Femme Fatale) mutlu etmek için yaptığı şeylerin (O bir Femme Fatale) Alay eder sadece (O bir Femme Fatale) Gör yürüdüğü yolu Duy konuştuklarını Onun kitabında yazılısın sen Numaran 37, istersen bak O ne soytarıdır, kızdırmak için seni gülümseyecek Küçük delikanlı, caddeyi geçti bile o Daha sen başlamadan, zaten yendi seni Aptal durumuna düşürdü seni ve oyun oynadı senle inan nedenini herkes bilir (O bir Femme Fatale) mutlu etmek için yaptığı şeylerin (O bir Femme Fatale) Alay eder sadece (O bir Femme Fatale) Gör yürüdüğü yolu Duy konuştuklarını Türkçesi yorumOKUyorum       Femme Fatale Songwriters: Lou Reed   Here she comes, you better watch your step Shes going to break your heart in two, its true Its not hard to realize Just look into her false colored eyes She builds you up to just put you down, what a clown cause everybody know... Devamı

Duino Ağıtları - Rilke

2012-01-17 19:23:00
Duino Ağıtları - Rilke |  görsel 1

    yorumlamak için yorumOKUyorum yorumlamadan önce filmler/yönetmenler (movies) şarkılar/hikayeler (Songs) şiirler/şairler (poems) müzik dinle (listen to music) diğer tüm yazılar   Facebook: Yorumokuyorum Blogcu     Duino Ağıtları - Rilke Yazan :David Oswald Kısaltarak Çeviren : Eren Arcan http://www.daimon.ch/Rilke4.htm Duino Ağıtları yirminci yüzyılın en büyük edebi eserlerinden biridir. Rilke, on ağıtta, modern dünyada insan olmanın anlamını arar. Özünde tutku, israr, keder, umutsuzluk, şakacılık, belirsizlik, çelişki yüklü olan Ağıtlar’da Rilke, insanın ruhsal deneyime ve aklın sembollerle bilgiyi işlemesine olağanüstü duyarlılık gösterir. Duino Ağıtlarında lirik bir “Ben”, lirik bir “Sen” (melekler, aşıklar, anne, baba, sevgili, bir incir ağacı, tekamül etmiş bir iç ses, yeryüzü... ) bir arayış baskısıyla konuşur ve insanoğlunun durumumunun ciddiyetinin yasını tutar. Ağıtlarda, varoluş ile uzlaşmak üzerine ateşli bir monolog sürmektedir. Bu monoloğun içeriği ve çözümü, ya da sonuçlanmasıdır Ağıtlar. Duino Ağıtları okunmaktan çok şarkı gibi söylenmek üzere yazılmıştır sanki. Daha ilk cümleden Rilke’nin bir tasası, bir “meselesi” olduğu görülür. Rilke, ruhsal deneyime olağanüstü bir duyarlılık gösterir. İnsan bilincindeki ruhsal süreçle ilgilidir. Bu kelimelere vurulamaz dünyayı ve onunla ilişki kurmanın güçlüklerini anlatır. Dili sürekli farklılıklar ... Devamı