Süreyya'yı taşlamak... (RECM)

2010-07-04 01:27:00

 

 

  İran'ın tepki gösterdiği film vizyonda

İran, “recm” cezasını anlatan “Soraya’yı Taşlamak” filminin gösteriminin engellenmesi için Türkiye’ye defalarca başvurdu. Ancak Türkiye, her seferinde gelen talebe olumsuz yanıt verdi. Film bugün vizyona giriyor.

İRANLI yetkililerin, bugün vizyona girecek, “recm”i konu alan  “Soraya’yı Taşlamak” filminin Türkiye’de gösterilmesini engellemek amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı’na defalarca başvurduğu ortaya çıktı. Ancak, Bakanlık, İran’dan gelen “engelleme isteği” yazılarına olumsuz yanıt verdi. İran’a verilen resmi cevaplarda, filmin vizyona girmesine yetkili kurulun karar verdiği ve Türkiye’de vizyona girmesinin önünde herhangi bir engel bulunmadığı bildirildi.

http://www.haberkusagi.com/index.php/Mansetler/Gundem/Iran-in-tepki-gosterdigi-film-vizyonda.html


 

Film hakkında olumlu birçok şey söylenebilir kolayca, söylenmeli de, ancak yaptığı politik eleştiri akla hemen Godard’ın ‘politik filmler değil, politik yöntemle filmler yapmak gereklidir’ sözünü getiriyor.  Soraya’yı Taşlamak politik bir film, estetik stratejisiyse hiç politik değil. İran asıllı yönetmen Cyrus Nowrasteh filmi recm (taşlama) sekansını elinde geldiğince çarpıcı hale getirerek izleyiciyi şok etmek üzerine kurmuş. Zaten söyleşilerinde de başta bunu tüm gerçekçiliğiyle göstermeye karar verdik gibi açıklamaları var. Filmde recm sekansı dayanılması zor aynı zamanda da izlemesi de sıkıcı bir yarım saate yayılıyor. Evet bu Mel gibson’un Passion of The Christ (İsa’nın Çilesi) filminden beri yapılmış en iyi toplu idam sekansı, evet çok etkileyici ve izlemeye yürek dayanmıyor ama bu sekans diğer yandan filmi biraz sömürü sineması (exploitation movie) haline getiriyor, duygularımızı kullanıyor. Godard’ın vurguladığı da bu aslında, buradan bir yere varmak zor. Asıl politik sinema meseleyi tartışmamızı sağlayan, farklı ve güçlü estetik stratejilerle bizi şok eden sinemadır, çıktıktan sonra “vah vah ne kötü” dedirten sinema değil. Çünkü bunu söyledikten sonra gerisi gelmez, sadece üzülür ve kınarız, tartışmayız.

Bunun yanında filmin mesajları da çok doğrudan ve klişe. Bu tür bir yaklaşımdan ancak İslam ve İran düşmanları mutlu olabilir, bu meselelerin içinde ya da yakınlarında olan insanlarınsa etkilenmek için daha derin malzemelere ihtiyacı vardır. Örneğin Soraya hakkındaki tüm Hristiyan film siteleri ve eleştirmenlerinin filmi göklere çıkarması tesadüf değil (örnek olarak bkz. Christianitytoday sitesi).

http://www.herseyyolunda.com/index.php/sinema/sorayayi-taslamak-ya-da-malumu-ilam.html


 

Recm


Recm, zina fiilini işleyen evli erkek veya kadınlara uygulanan şeriat cezası. Recm ile ilgili tartışmalar mezhepler ve tarikatlar arası ayrılığa da neden olmuştur. Recm kelimesinin Kur'an'da taşlamakla eşanlamlı olarak değil, daha çok hor görmek, yalnız bırakmak gibi bir anlamda kullanıldığı tefsirlerde okunur.[1][2] Ancak İslam hukuku'nda recm, taşlama fiilinin karşılığı olarak kullanılmıştır. Recm kelimesi, bu yüzden, hemen hemen tüm dillerde, taşlama kelimesinin karşılığı olarak yer almakla birlikte, Osmanlıca'ya (hukuk terimi olarak) "zina yapan kadın veya erkeğin taşlanarak öldürülmesi" olarak geçmiştir. Recm konusu, İncil'de de açık bir biçimde yer almaktadır.[kaynak belirtilmeli]

İslam'da recm [değiştir]

İslami Nikah yapmadan yapılan cinsel birliktelikler Zina ve fuhuş olarak addedilir ve İslam nazarında meşru değildirler[4]. Recm; evli olup başkasıyla ilişkiye giren erkek veya kadının, dört şahit tarafından erkeğin penisinin kadının vajinasına girerken, görülmeleri ya da cinsel ilişkilerini kendileri itiraf etmeleriyle tesbit edilir.[5][6][7]

Kur'an'da konuyla ilgili hüküm şöyledir:

  1. (İşte bu âyetler) bizim indirdiğimiz ve (hükümlerini üzerinize) farz kıldığımız bir sûredir. Belki düşünüp öğüt alırsınız diye onda açık açık âyetler indirdik.

  2. Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah dini(ni tatbik) hususunda sizi sakın acıma duygusu kaplamasın! Müminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya şahit olsun.

  3. Zina eden erkek, zina eden veya müşrik olan bir kadından başkası ile evlenemez; zina eden bir kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan erkek evlenebilir. Bu, müminlere haram kılınmıştır.

  4. Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup, sonra (bunu ispat için) dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkardırlar.

  5. Ancak bundan sonra tevbe edip ıslah olanlar müstesnadır. Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir. [8]

Hadislerde zina meselesi [değiştir]

Recm cezası Muhammed[9] zamanında da uygulanmıştır. Bu sebeble recm ile ilgili bir kaç Hadis bulunmaktadır. Kendi ikrarlarıyla dört vakıa (Maîz adında bir erkek, Cüheyneli bir kadın, Büreyde adında bir kadın ve adı verilmeyen bir genç, ki buna sopa vurulmuş çünkü nikahlı değilmiş) gerçekleşmiştir. Peygamber gelenleri her defâsında vaz geçirmeye çalışmıştır. Kaçan Mâiz adında birisi için, bıraksaydınız demiştir [10]. Kuran'da recm ile ilgili hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Yalnızca Ömer Fârûk tarafından recm ile ilgili bir ayet olduğu söylenmiş. [11] Bu ayetin okunması nesholunup hükmü devam etmiştir [12]. Recm cezası, islama göre dört erkek veya her bir erkek yerine iki kadın (Nur : 1-6), evli bulunan bir kimseyi kendisiyle evli olmadığı bir başka kişi ile ilişkiye girerken, yani erkeğin penisinin kadının vajenine gidiğini kesin görürler ve bunu mahkemede hakime (kadıya) çelişkisiz anlatırlarsa bu kimse recmedilir. Yoksa, suçu işlediği varsayılan kişiye uygulanamaz (fetevâ-i hindiye). Hattâ aynı yatakta yattılar diye bile, bu çok günah ise bile, bir kimse recm cezasına kesinlikle şer'an çarptırılamazdı. Zaten, zina edenin kendi ikrarına değilde dört şahitle uygulanan recm imkânsız sayılacak kadar az, mesela nübüvet döneminde hiç şahitlik vakası olmamasına karşın ve 600 yıl süren osmanlılarda sadece 1 kereye mahsus uygulanmıştır.[13]

Tevrat'ta recm [değiştir]

Yahudi şeriatı kitabı talmut'ta ise recm açıkça geçmektedir.

Tevrat'ta konuyla ilgili hüküm şöyledir:

22: 22 eğer bir adam başka birinin karısıyla yatarken yakalanırsa, hem kadınla yatan adam, hem kadın, ikisi de öldürülecek. israil'den kötülüğü atacaksınız.

22: 23 eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı ergen bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,

22: 24 ikisini de kentin kapısına götürecek, taşlayarak öldüreceksiniz. çünkü kız kentte olduğu halde yardım istemek için bağırmadı; adam da komşusunun karısıyla ilişki kurdu. aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksınız.[14]

İncil'de recm [değiştir]

Yahudiler, İsa peygambere zina ederken yakalanmış bir kadın getirmişler ve Musa peygamberin bu gibilere recm cezası verdiğini ileri sürerek buna ne diyeceğini sormuşlardır. İsa peygamber onlara, "İçinizde günahsız olan önce taş atsın" deyince de kadını recmetmekten vazgeçmişlerdir. İsa bunun üzerine Git kadın bende seni taşlamayacağım der.(Yuhanna 8/3-11). Aynı olay Barnabas İncilinde de geçer (bab:201) [15].

http://tr.wikipedia.org/wiki/Recm


 

İlk ve son recm olayı! Rahmi TURAN

Osmanlı’da da recm cezası vardır fakat Kanuni Sultan Süleyman (1494-1566) dönemine ait bir kanunnamede zina için “recm yerine para cezası verilebileceği” yazılıdır.

622 yıllık Osmanlı tarihinde ilk ve son recm olayı Padişah Avcı Mehmet (1642-1693) zamanında yaşandı. İstanbul’da bir Müslüman kadın, bir Musevi erkekle basılınca şeriatın verdiği ceza ölüm oldu!

Suçlular, Rumeli Kazaskeri Beyazizade Ahmet Efendi’nin karşısına çıkarıldı. Ahmet Efendi “Kadını recmedin, erkeğin ise boynunu vurun” diye buyurdu.

Sultanahmet Meydanı’nda bir çukur kazıldı, kadın göğsüne kadar çukura gömüldü. Yüzden fazla kişinin attığı iri taşlarla kadın kanlar içinde kalıp can verdi.

Olayın İstanbul’da büyük tepki yaratıp, protestolara sebep olduğunu da belirtelim.

Bu, Osmanlı devletinde uygulanan “ilk ve son recm” oldu.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13865317.asp

 


 

TEORİK VE PRATİK OLARAK OSMANLI’DA RECM CEZASI:

BAZI BATI ANADOLU SEHİRLERİNDEKİ UYGULAMALAR

Abdulmecit MUTAF


 

Osmanlı tarih kaynaklarında recm cezasının tatbik edildiğine

dair -yukarıda da bahsi gecen- tek ornek bulunmaktadır: Silahdar

Fındıklı Mehmed Ağa’nın naklettiğine gore hadise soyle cereyan

etmistir: 1680 tarihinde Đstanbul’da bir yenicerinin karısı, evine yakın

bir yerde ipek dukkanı sahibi olan bir Yahudi’ye asık olur. Bir gun

Yahudi’yi evine alır. Bu durumdan haberdar olan mahalle sakinleri

kadının evini basarlar ve hepsi birden“zina halinde bulduk” diye ifade

verip ikisini de Kazasker’e getirirler. O da “gorduk” diyenlerin

sahitlikleriyle kadının recm edilmesine, Yahudi’nin de oldurulmesine

hukmeder. Neticede de karar uygulanır.

Sadece bir tarih kaynağında bulunan bu ornek henuz bir belge ile

desteklenmis veya ispatlanabilmis değildir. Bu hadise gercek olsa bile

bir baska orneğine rastlamak oldukca zordur. Bu zorluk da sucu

sahitlik zoruyla ispat etmenin hemen hemen imkansız olmasından

kaynaklanmaktadır. Ancak Ser’iye Sicillerinde zina sucuna verilen

cezalarla ilgili cok sayıda kayda rastlamak mumkundur.  

Osmanlıda recm cezasının uygulandığına dair tarih

kaynaklarında her ne kadar tek bir kayıt olsa da, “bunun dısında baska

bir uygulama yoktur” diyebilmek su an icin elbette mumkun değildir.

Boyle kesin bir hukum verebilmek icin Ser’iye Sicillerinin tamamı ve

konuyla ilgili butun vesikaların incelenmesi ve ortaya cıkarılması

gerekir. Fakat yukarıdaki ornekler, recm cezasının uygulanmasında

Osmanlının fazla ısrarcı olmadığı veya toleranslı davrandığı seklinde

bir kanaat uyandırmaktadır. Diğer taraftan, bazı gezginlerin

gozlemlerine gore Osmanlı topraklarında; boyun vurma, asma, yakma,

kazığa oturtma, cengele asma ve suya atma olmak uzere altı cesit

oldurme cezası yonteminin bulunduğunun bildirilmesine rağmen

taslayarak oldurmeden bahsedilmemis olması da56 bu kanaati destekler

mahiyettedir. Yine muhtelif tarih kaynaklarında isyan, eskıyalık, yol

kesme gibi kamu sucları nedeniyle gerceklestirilen cezalardan cok

bahsedildiği halde, bu konuyla ilgili uygulamalardan pek soz edilmez.

Hatta zinadan dolayı olum cezasına carptırılmayan kadınlar fuhus

yoluyla asayissizliklere neden olmaları sebebiyle ve halka da ibret

olması icin olume mahkum edilebilmektedirler.


 

241
0
0
Yorum Yaz